Ana içeriğe atla
En

Türkiye'nin 5G altyapısında Karel imzası

Türkiye'nin 5G altyapısında Karel imzası

Türkiye, 5G için geri sayımda. Telekomünikasyon ve bilişim başta olmak üzere tüm sektörlerde dijitalleşmede devrim yaşanacak. Karel Saha Operasyonları Grup Başkanı Hakan Kavas'ın dikkat çektiği gibi, milisaniyeye inecek veri iletim hızı ve sayısız cihazı aynı anda bağlayabilme özellikleri söz konusu devrimin ilk akla gelen örnekleri. Dahasını ise Hakan Kavas'a göre otonom araçlar, akıllı şehirler, 'gerçek' Endüstri 4.0 uygulamaları ile deneyimleyeceğiz. Karel gibi 40 yıllık köklü teknoloji geçmişinden güç alan bir şirket olarak dijital bağımsızlığın önemine de vurgu yapan Hakan Kavas, kurumsal stratejilerini ve beklentilerini şöyle anlattı:

Türkiye, Nisan ayı itibarıyla 5G dönemine giriyor. Karel, bu büyük teknolojik dönüşümün "mutfağında" nasıl bir hazırlık süreci yürüttü?

Türkiye'nin teknoloji yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olan 1 Nisan 5G lansmanı öncesinde oldukça yoğun ve titiz bir hazırlık süreci yürüttük. 40. yılımızı kutladığımız bu yılda, Karel olarak bu dönüşümdeki rolümüz, yalnızca saha uygulamalarını gerçekleştirmekle sınırlı değil; operatörlerin iletişim altyapısını kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde çalışır durumda tutan operasyonların önemli bir bölümünü yönetiyoruz.

Bizim için süreç operatörlerimizin son birkaç yıldır yaptıkları hazırlıklarla zaten başlamıştı ve 2025 yılının son çeyreğinde iyiden iyiye hız kazandı. Bu dönemde Türkiye'nin iki büyük operatörüyle yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında, bölge çözüm ortağı (BÇO) olarak şebeke altyapılarının modernizasyonu, yeni nesil ekipman kurulumları ve saha dönüşüm faaliyetlerinde aktif rol üstlendik.

Sahalardaki tüm montajı ve teknik destek süreçlerini uçtan uca yönettik. Sürecin başından itibaren sahadaki kurulum ve testlerin hedeflenen seviyeye ulaşması için 2.800 kişilik saha organizasyonumuzla tam kapasite çalıştık.

Bu hazırlık süreci yalnızca yeni ekipmanların kurulmasından öte, mevcut altyapının 5G standartlarına yükseltilmesini de kapsıyordu. Özellikle baz istasyonlarındaki fiberoptik bağlantılar, elektrik ve mekanik düzenlemeler ile kapsamlı bir altyapı dönüşümü gerçekleştirdik.

Ülkenin coğrafi koşulları ve yüzölçümü düşünüldüğünde, iletişim altyapısını ayakta tutmak devasa bir lojistik operasyon gerektiriyor. Bu operasyonun büyüklüğünü ve sahadaki hareketliliği okuyucularımıza biraz somut verilerle anlatabilir misiniz?

İletişim altyapısını ayakta tutmak, aslında Türkiye'nin kılcal damarlarını her an açık tutmak anlamına geliyor. Bugün Karel, Türkiye'nin 81 ilinin 72'sinde aktif saha operasyonu yürütüyor. Bu, ülkemiz yüzölçümünün yaklaşık %90'ına tekabül eden devasa bir coğrafi kapsama alanı demek. Bu büyüklüğü somutlaştırmak gerekirse; sahada her gün hareket halinde olan 1435 araçlık bir filomuz var.

Ekiplerimiz yılda toplam 65 milyon kilometre yol kat ediyor. Bu rakam, Karel ekiplerinin her gün dünyanın çevresini yaklaşık 4,5 kez turladığı anlamına geliyor. 18 bölge müdürlüğümüz aracılığıyla yönettiğimiz bu devasa mobilite, 5G altyapısının her eve ve her iş yerine kesintisiz ulaşabilmesi için 7/24 çalışan büyük bir saha operasyonuna dayanıyor.

Peki bu kadar geniş bir saha organizasyonunda operasyonel sürekliliği sağlamak için benimsediğiniz yönetim yaklaşımını biraz açar mısınız?

Buradaki anahtar kavramımız operasyonel mükemmeliyet. Telekom altyapılarında yürütülen saha çalışmalarında hata payının neredeyse sıfıra yakın olması gerekir. Bu nedenle 10 yılı aşkın bir süredir sürdürdüğümüz iş birliklerinde operatörlerimizle uzun vadeli bir çözüm ortaklığı yaklaşımıyla çalışıyoruz.

Aynı zamanda operatörlerimizin yatırım planlamalarına ve operasyonel ihtiyaçlarına göre esneyebilen bir organizasyon yapımız var. Geniş saha organizasyonumuz sayesinde kriz anlarında tüm ekipler koordineli şekilde hareket edebiliyor. Bu disiplinli operasyon modeli ve teknik yetkinlik birleşimi, Karel'i Türkiye'nin en büyük Bölge Çözüm Ortaklarından (BÇO) biri haline getirdi.

Saha operasyonlarının yönetiminde dijitalleşmenin rolü giderek artıyor. Karel'in geliştirdiği sistemler ve dijital platformlar operasyon verimliliğini nasıl etkiliyor?

Biz dijitalleşmeyi bu ölçekteki bir operasyonu yönetebilmenin temel şartı olarak görüyoruz. Kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda geliştirilen Karel Rota platformu sayesinde saha operasyonlarımızı uçtan uca dijital olarak yönetebiliyoruz. Bu sistemle görev planlamalarını ve iş dağılımlarını bölgesel olarak yapabiliyor, arıza bildirimlerini saha ekiplerimize gerçek zamanlı yönlendirebiliyoruz.

KAREL ROTA aynı zamanda kaynak kullanımını ve personel verimliliğini anlık olarak izlememizi sağlıyor. Böylece hem müdahale sürelerini kısaltıyor hem de operasyonlarımızın hızını ve kalitesini artırıyoruz. Çünkü iletişim altyapısında yaşanan bir aksaklığa mümkün olan en kısa sürede müdahale etmek bizim için kritik bir sorumluluk.

40 yıldır iletişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji şirketi olarak, sahadaki deneyimimizi dijital araçlarla destekleyerek daha akıllı ve verimli bir operasyon modeli oluşturduk. Platform aynı zamanda seyahat sürelerini optimize ederek karbon emisyonlarını azaltmamıza da katkı sağlıyor. Bu yönüyle dijitalleşme bizim için operasyonel verimliliğin yanı sıra, sürdürülebilirlik açısından da önemli bir kaldıraç.

Telekom sahası riskli ve tehlikeli iş sınıfında. 5G kurulumlarının yoğunlaştığı bu dönemde İSG yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?

İş Sağlığı ve Güvenliği bizim için operasyonun ayrılmaz bir parçası. "Güvenli Adımlar, Güçlü Yarınlar" yaklaşımıyla hem 2.800 kişilik kadrolu saha ekibimizde hem de birlikte çalıştığımız iş ortaklarımızda yüksek standartlı bir İSG kültürü uyguluyoruz.

Özellikle 5G kurulumlarının yoğunlaştığı bu dönemde güvenlik standartlarımızdan taviz vermiyoruz. Bölüm yöneticilerimiz düzenli olarak eş zamanlı saha denetimleri gerçekleştiriyor ve ekiplerimizin tüm süreçleri güvenli şekilde yürütmesini sağlıyor.

Bizim için en önemli hedef, en ileri teknolojiyi sahaya taşırken her çalışanımızın gün sonunda evine güvenle dönebilmesi. Bu konudaki disiplinli yaklaşımımız, operatörlerle kurduğumuz uzun soluklu ve güvenli iş birliklerinin de temelini oluşturuyor.

Önümüzdeki birkaç yıl içinde Türkiye'de mobil iletişim altyapısının nasıl evrileceğini öngörüyorsunuz? Karel bu dönüşümde kendini hangi noktada konumlandırıyor?

5G'nin devreye girmesiyle aslında Türkiye'nin dijitalleşmesinde bir hız devrimi yaşanacak diyebiliriz. 4,5 G'den çok daha hızlı şebeke performansı sayesinde sosyal medya ve eğlence içeriklerinde kolaylıklar hayatımıza girecek. Ama asıl devrim veri iletim süresini 1 milisaniyeye kadar indirme ve milyarlarca cihazı aynı anda bağlayabilme özelliğinde saklı. Bu sayede otonom araçlar, uzaktan sağlık hizmetleri, akıllı şehirler ve sanayide Endüstri 4.0 uygulamaları gerçek anlamda hayatımıza dokunmaya başlayacak.

Karel olarak 40 yıllık teknoloji geçmişimizden aldığımız güçle, bu dönüşümde bir altyapı uygulayıcısından öte, Türkiye'nin dijital bağımsızlığına katkı sağlayan stratejik bir teknoloji ortağı olarak konumlanıyoruz. Akıllı altyapı çözümlerimiz, yüksek standartlardaki saha uygulamalarımız ve tecrübemizle Türkiye'nin dijital dönüşümündeki kritik rolümüzü sürdürmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki yıllarda da kurulan bu altyapının üzerine inşa edilecek yeni nesil servislerin ve dijital uygulamaların hayata geçirilmesinde aktif rol almaya devam edeceğiz.