Türkiye'de Yerli Tıbbi Cihaz Üretimi

Buradasınız

 
Karel'in ventilatör(solunum cihazı) üretimi nasıl başladı, nasıl devam ediyor? Karel'in üretim kapasitesi ne kadar? Karel, pandemi dönemini nasıl geçiriyor? Karel'in 2021 yatırım hedefleri neler? Karel Kurucu Ortağı ve Teknik Murahhas Üyesi Yaman Tunaoğlu, Apara canlı yayınında değerlendirdi.

Canlı Yayından Satır Başları
- Yakın zamanda Karel olarak pandemi döneminde en çok ihtiyaç duyulan solunum cihazını geliştirdiniz. Bu konu hakkında detayları dinlemek isteriz.
Yaklaşık bir yıl önce pandemi başladığında teknoloji firması olan Karel olarak neler yapabiliriz diye düşündük. Üretim yeteneğimiz olduğu için bu konuda çalışan firmaları araştırmaya başladık. Foras adlı firmanın mobil ventilatör cihazı yani yoğun bakımda kullanılanlardan farklı, daha mobil, taşınabilir bir cihaz ürettiğini öğrendik. Nasıl yardımcı olabileceğimizi sorduk ve seri üretim yapamadıklarını öğrendik. O günün koşullarında, pandeminin başlangıcında nasıl ilerleyeceği belli değildi. Biz üretimi üstlendik ve 500 adetlik üretim için gerekli çalışmaları yaptık. Ürünleştirdik, malzemeleri temin ettik ve üretime hazır hale getirdik. Daha sonra Türkiye’de buna çok fazla ihtiyaç olmadı. Yurtdışı için girişimlerimiz oldu ve çok yakın bir zamanda Pakistan’a 30 adet sistemi gönderdik. Bir teknoloji transferi de söz konusu. Bir sosyal sorumluluk projesi olarak Foras firmasına yardımcı olduk. 

- Solunum cihazı üretimine devam edecek misiniz, ne kadarlık bir üretim söz konusu olur? Farklı ülkeler için de hedefleriniz var mı?
Sağlık Bakanlığı kanalıyla da girişimlerde bulunduk. Onlara dokümanları, bilgileri ilettik. Sağlık Bakanlığımızın bir alt firması, özellikle sağlık cihazları konusunda yurtdışına satış konusunda aktif. Değişik ülkelerde girişimlerimiz var. Bu ürünün seri üretimini yapabilecek duruma geldiğimiz için bundan sonra talep olması halinde üretebiliriz. Ufak ve ekonomik bir cihaz, talep olacağını düşünüyoruz. Tabi esas ümidimiz buna hiç ihtiyaç olmaması, dünyanın pandemiden kurtulması.

- Solunum cihazı üretimi konusunda nasıl bir kapasite ya da üretim hedefiniz var, nasıl bir yatırımınız var?
Biz Aselsan’ın alt yüklenicisiyiz. Türkiye’deki en büyük üretim tesislerinden birine sahibiz. Türkiye’deki ilk solunum cihazı üretiminde Aselsan için cihazların elektronik kartlarınız biz ürettik. Bu iş için özel bir hat kurduk ve orada üretimi yaptık. Ayrıca Aselsan’a mühendis ve teknisyen arkadaşlarımızı gönderip çok kısa sürede üretilebilsin diye Aselsan’daki üretime de destek olduk. Dolayısıyla bu altyapıya sahibiz. Önümüzdeki dönemde on binler civarındaki rakamları üretebilecek kapasitedeyiz.
Yılsa 12 milyon kart üretiyoruz. Bu sene 15 milyana yükselecek. Dolayısıyla burada bir limit yok. Ne kadar talep olursa biz bunu üretebiliriz. Asalsan’ın cihazı yoğun bakımlar için daha gelişmiş bir cihaz ve daha pahalı doğal olarak. Bizim cihaz ise daha mobil bir cihaz. İkisini de gerektiği kadar üretecek kapasitedeyiz.

- Pandemi, dijital dönüşümün de önemini ön plana çıkardı. Bazı firmalar altyapı ve uzaktan çalışma konusunda hazırlıksız yakalandı. Sizin gündeminizde pandeminin getirmiş olduğu ihtiyaçlar ile birlikte yeni projeler oldu mu? İletişim konusunda nasıl projeler yürütüyorsunuz?
Pandeminin tek faydalı tarafı, dijital dönüşümü çok hızlandırması oldu. Doğal olarak ilk etapta sokağa çıkma kısıtlamalarından dolayı uzaktan çalışmayı teşvik etti hatta mecbur bıraktı. Uzaktan çalışma dediğimiz zaman bir video konferans ortamı gerekiyor. Bunun bir sonrası iş paylaşımı anlamında daha gelişmiş ürünler olabiliyor. Bizim halihazırda bir video konferans ürünümüz var. Yerli ve bizim tarafımızdan geliştirilen bir ürünümüz var. Bu ürüne pandeminin başlangıcıyla ciddi bir kaynak ayırdık ve iyice olgunlaştırdık. Çok yakında lansmanı yapılacak ama lansman öncesinde bir çok kamu kuruluşunda biliyorsunuz güvenlik çok önemli, kapalı kurulumlar yaptık. Denendi, kullanılıyor ve güvenlik testlerinden geçti. Bu bir iş ortamında Zoom gibi yabancı uygulamalara iyi bir alternatif oluşturacak. Yakın zamanda bu ürünün yaygın olarak satış ve pazarlamasına başlayacağız.
Tabi uzaktan çalışma dışında pandeminin getirdiği birçok alışkanlık, pandemi sonrasında da devam edecek diye öngörüyoruz. Video konferans, şehirlerarası toplantıları ortadan kaldıracak, belki iç hat uçuşları azalacak. Tabi ki yüz yüze toplantı gibi değil ama özellikle tekrar eden toplantıların bu şekilde yapılması çok daha verimli, en azından trafikte zaman harcamıyorsunuz. Uzaktan çalışma için aynı şeyi söyleyebilirim. Dijital dönüşüm aynı zamanda doğa açısından da faydalar getiriyor. Bunun sebebi, pandemide yaşadık İstanbul’un havası sanıyorum temizlendi. Çünkü insanların büyük çoğunluğu evde çalıştı, daha az araç trafiğe çıktı. Doğal olarak karbondioksit salınımı azaldı. Biz bu yönde çalışmalarımızı devam ettireceğiz.

- Bu dönemde teknolojide yerli üretim konusu da ön plana çıktı. Hem Türkiye’nin marka bilinirliğinin ön plana çıkması, hem de ithalata bağımlılık konusunda oldukça önemli bir nokta. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Karel bir teknoloji firması ve elektronik sanayinde 35 yıldır faaliyet gösteren bir firma. Elektronik sektörü bu dönemde farklı safhalardan geçti Türkiye’de. Aslında elektronik sektörünün dünyadaki durumuna bakarsak, gelişmiş ülkelerde elektronik sektöründeki ihracat rakamı o ülkenin ihracatının ilk iki sırasında oluyor. Türkiye’de sanıyorum 6. sırada. Cari açığa bakarsak, Türkiye için enerji dışındaki cari açık imalat sanayinde biliyorsunuz, bunun en büyük bileşeni elektronik sanayi. Yani burada Türkiye, olması gereken noktada değil. Onun dışında dünyadaki mevcut durum, yani dijital dönüşün, nesnelerin interneti gibi kavramlar, yapay zeka ve elektrikli araçlar, elektroniği daha ön plana çıkardı. Sonuçta araçlarda, otomobillerde elektroniğin oranı %60’ın üzerine çıkacak yakın bir zamanda, daha da yukarıya gidecek. Dolayısıyla aslında bu, Türkiye için iyi bir fırsat. Elektronik sektöründe tekrar treni yakalamak için bizim gibi firmalara yerlileştirme konusunda büyük bir görev düşüyor. Bizim görevimiz bu teknolojileri Türkiye’de geliştirmek, yapmak ama diğer taraftan da en büyük alıcı olan kamunun da mümkün olduğu kadar bu sistemleri alması, alarak teşvik etmesi gerekir.

Özellikle son dönemde Türkiye’de Ar-Ge teşvikleri çok güzel uygulandı. Ürünü yapmak için teşvik vermek yeterli değil, esas olay ürünü satmaya başladığınıza oluyor. Buradaki teşvikler bence çok daha değerli. O da kamunun mümkün olduğu kadar yerli ürünleri almasıyla olabilir. Bu yönde de son dönemde bir bilinçlenme var.

- Yakın zamanda Telesis’i satın aldınız. Bu satın alam ile birlikte şirketinize katkı ne olacak? Bundan sonraki süreçte bu gibi satın almalar ve stratejik ortaklıklar planlıyor musunuz?
Telesis ile bizim son iki yıl içinde yatırım yaptığımız dört firma oldu. Telesis bizim kendi sektörümüzde çalışan, bizimle birlikte başlayan, bütün süreçleri beraber geçirdiğimiz, yol arkadaşı bir firma. Sahibi artık ben emekli olmak istiyorum dediği için Telesis’i devraldık, aynı şekilde devam ettiriyoruz. Sadece sahibi değişti, bir sinerji oluşacak, üretimlerini biz üstleneceğiz, maliyetleri düşecek, orada bir verimlilik var.
Özellikle Nesnelerin İnterneti tarafında çalışan, farklı alanlarda çalışan küçük firmalara küçük yatırımlar yaptık son dönemde. Bunların bir kısmı çöp toplamayla ilgili işler yapıyor. Sağlık sektöründe olan firmalar var, hizmet sektöründe olan firmalar var. Bunlarla yaptığımız organik bağlantının dışında bir takım işbirliği anlaşmaları da yaptık. Onların üretimlerini üstlendik. Donanım tasarımlarını, bazılarının yazılım tasarımlarını üstlendik. Bir işbirliği oluşturduk. Bizim son dönemdeki yaklaşımımız da bu yönde.

Günümüzde başarılı olmak için mutlaka bir işbirliği yapmak lazım. Bizim gibi yılların sanayi, üretim ve Ar-Ge tecrübesine sahip firmaların, bu yola yeni çıkmış ama iyi fikirleri olan küçük firmalarla işbirliği yapıp, onların fikirlerinin hızlı bir şekilde ürünleşmesi konusunda yardımcı olmaları gerekiyor. Burada ciddi bir imkan var, ciddi bir sinerji var. Bu bizim çok önem verdiğimiz bir konu ve önümüzdeki dönemde de belki otomotiv tarafında da benzer girişimlerimiz olacak. Bunları duyacaksınız.

- 2021 yılı için yatırım hedefleriniz var mı? Ne kadarlık bir yatırım hedefliyorsunuz?
2020 yılında yaklaşık 50 Milyon TL civarında yatırım yaptık. Bu yatırımın bir kısmı firmalara yaptığımız yatırım. Diğeri üretim ve projeler ekibinin bakım çözüm ortağı olarak aldığı yeni projelerin getirdiği işletme ile ilgili harcamalar. Önümüzdeki sene de üretim kapasitemizi artırmak yönünde bir devamlılık olacak. 12 olan hat sayısını 15’e çıkaracağız. Yani makine yatırımları yapacağız. Ar-Ge tarafında bir laboratuvar kuracağız, onun için bir yatırım yapacağız. Belki yeni bir fabrika ile ilgili bir takım girişimler olabilir. Çünkü ciddi bir üretimde talep var son dönemde. Elektronik sektörü büyük bir değişim noktasında olduğu için çok fazla talep var. Biz bunlara yetişemiyoruz. Onun için özellikle üretim tarafında yatırımlarımız olacak.
 
 
Bu yazıyı okuyanlar, bunları da okudu;
Salgın Dönemi Teknoloji Yatırımları
Karel'in Ventilatör İhracatı
COVID-19, Kurumsal Ağ Harcamalarını Nasıl Etkiledi?

Yazar: Yaman Tunaoğlu

BENZER YAZILAR